Sevgili bayanlar,
Son zamanlarda görüyorumda haddinizden büyük çantalar taşıyorsunuz. Evet belki içi para dolu bond (resmen adı aklımda böyle kalmış) çanta değil ama içinde sizi her türlü zor durumdan kurtaracak malzemelerin mevcut olduğunu biliyorum. Bir isviçre çakısı misali çok fonksiyonlu çantalarınız. Belki kalçalarınız kadar büyük olmaya bilir çantalarınız ama biliyorum ki içinde çok şey var. Ve sizlere baktıkça imreniyorum, o kocaman çantaları dirseğinize asarak dolaşıyorsunuz, aman tanrım ne kadar güçlü diyorum kendi kendime içimdeki ataerkil içsesi bastırmaya çalışarak.
Ama biliyor musunuz ki o kolunuzda taşıdığınız ağır çantalar, sizin kollarınızı çalıştırdığını ve kol kaslarınızla beraber taşıdığınız yöndeki göğüs kaslarınızı da çalıştırdığını (mesela sağ kol=sağ göğüs). Bundan 5 yada bilemedin 10 sene içinde böyle çanta taşımaya devam ederseniz siz bayanlar, bir göğüsünüz dimdik, diğer göğüsünüz sarkık olucak. Aman kızlar amazon kadınları gibi olucaksınız, göğüslerinizi aldıracaksınız o çirkin görüntü yüzünden zaten meme kanseri ile uğraşırken birde bu dertler ile uğraşmayın.
İşte böyle şekilsiz meme istemezsiniz değil mi ?
Lütfen dikkatli olunuz. Birlikte daha diri, daha canlı bayan vücutları yaratalım. Saygılarımla, sizi ve memelerinizi çok seviyorum.
1. Kalem koysan durur, işte dik meme.
2. Mmmeme ucu
3. Çanta taşıyan kol kası ile göğüs kası
Etiketler: meme, tespit, washington portakal
Son projem oluyor kendisi, size uygun olan filtrelerden alıyorsunuz ve kullanmaya başlıyorsunuz. Böylelikle gündelik hayatta karşımıza çıkan çoğu şeyleri süzüp, daha sade ve huzur verici bir hayata adım atıyorsunuz. Aynı anda birden çok filtre de kullanabilirsiniz. Mesela aptallığa karşı bir filtre ile çevrenizdeki bir sürü aptallığı yok ettikten sonra üstüne huzur filtresi ekliyorsunuz böylelikle yaşam sürenizi bir 20 yıl uzatıyorsunuz. Hayat ne kadar kolay olurdu, iletişimsizlik artsa da mutlu olurdu insanlar. Gerçi mutlu olduğumuzu sanıp ölmektense mutluluğu hissedip ölmek daha bir güzel olsa gerek.
Günlük hayatımızda sık sık kullanırız yukarıdaki sözü. Şimdi bir örnekle konuyu irdelemeye başlayalım:
"Fil gibi güçlü delikanlıyı bir hiç uğruna harcadılar."
Yukarıdaki cümleyi okuyunca bu cümlede yanlış bir şeylerin olduğu hemen seziliyor sanırım. Çoğumuz burada kullanılan benzmetmenin "Fil gibi" değil "Aslan gibi" olması gerektiğini düşünüyordur. Elhak öyledir de. Hayvanlardan yola çıkılarak yapılan benzetmelerde genellikle sevilen, insanda saygı uyandıran ya da bir özelliğiyle diğerlerinden çok ön plana çıkmış olanları tercih edilir. "Tilki gibi kurnaz adam." benzetmesinde tilkinin kurnazlığı benzetme yönü olarak kullanılmıştır. Peki öyleyse, nasıl oluyor da "Teşbihte(benzetmede) hata olmaz." ulu orta her yerde kullanılmaktadır. Kullanılmaktadır zira sözün ihtiva ettiği mânâ şöyle anlaşılmaktadır:
"Benzetmedir, uydur uydur söyle. Sen benzetme yap ne olursa olsun gider. Zaten benzetmede hata olmaz."
İşin iç yüzü hiç öyle değildir aslında. Bu cümle "Oku oku da baban gibi eşek olma." sözünde olduğu gibi değişik anlamlar verilerek birkaç şekilde okunmaya müsaittir. "Benzetmede hata olmaz." sözünde de mevcut olan bu ikili okunabilme imkânı ne yazık ki yanlış noktadan okunmuş ve söz hiç amaçlamadığı bir anlamın hizmetçisi olarak kullanılıyor. Peki doğrusu nedir veya nasıl olmalıdır?
Öncelikle "Teşbihte(benzetmede) hata olmaz." sözünün ifade ettiği mânâyı doğru tespit etmek gerekir. Bu sözden murat şudur: "Teşbihi(benzetmeyi) öyle bir yap ki onda hiçbir hata olmasın. Zira benzetme hata kaldırmaz ve/veya kabul etmez."
Birçoğumuzun malumu olduğu üzere benzetmede benzeyen, benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı olmak üzere dört ana unsur bulunmaktadır. Tabii bu klasik bir benzetmede bulunur ve bunların bir veya birkaçının teşbihte bulunup bulunmamasına göre benzetme "açık, kapalı ya da temsili istiare" olmaktadır. Mevzunun burası alanın meraklılarını alakadar ediyor. Sadece bir örnek vereyim. Yahya Kemal Beyatlı'nın meşhur Sessiz Gemi şiiri edebiyatımızdaki en güzel temsili istiare örneklerindendir. Zira şiir "ölüm" hakkındadır ama şiirde ölüm ile ilgili bir tek kelime kullanıldığı görülmemektedir. Haddizatında "Sessiz Gemi" de "ölüm"ün ta kendisidir.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden
Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.
Teşbihte hata olmayacağına bir delil de teşbihte benzetilenin rastgele seçilmemesidir. Meselâ sevgilinin boyu Divan şiirinde de Halk şiirinde de "selviye" benzetilir. Uzun boyu ve nazlı bir görünüm sahibi olması sebebiyle. Bununla birlikte "kavak" benzetmesi kullanılmaz. Kullanılsa bile bu olmumsuz durumlar için geçerlidir. "Kavak kadar boyu var ama akıl vermemiş Allah." cümlesinde olduğu gibi. Veya göz "ahû(ceylan)"ya benzetilir ama dünyanın en güzel gözlerine sahip olduğu söylenen "eşek" bu konuda saf dışıdır. Sözü uzatmaya hacet yok; zira örnekleri uzatmak fazlasıyla mümkün. Sanırım maksat hâsıl olmuştur.
Son söz yerine, "Teşbihte hata olmaz(Teşbih hata kabul etmez.)"
Etiketler: bunları biliyor musunuz, tespih, tespit, teşbih