seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Ev hanımları, çeşitli hayatların çeşitli hikayeler ile yoğrulması ve bir teflon tava da kısık ateşte soğanlarla beraber pembeleşmesi. Bu hanımlarımız ya EZEL'den beri ev işi yapan annelerdir veya belli bir kariyeri "çocukta yaparım,, kariyerde ulan" dedikten hemen sonra yapamayan saygı değer insanlardır. Bu kariyerini bir kenara bırakıp evinin hanımı olan insanları ayrı bakmak lazım, korkmak gerek bunlardan. Ulan bir kadın neden düzenli bir geliri kenara bırakıp, iğrenç ev işleri ile yetinmek isteyebilir ki ? Bu tarz insanlara hep şüphe ile yaklaşırım. Büyük ihtimalle alışverişe gidiyorum diyerek gizli tarikat toplantılarına ayinlerine katılıp belli ritüelleri yerine getirmektedirler. Hatta ve hatta ajan bile olabilirler, yani "goodnight kiss" diye bir film vardı hani ondaki baş karakterimiz geena davis oynuyor idi, aslında bir ajan ama ev hanımı. Ama nedense ev hanımı denildiğinde aklıma gelen tek şey ise belli fantezilerde baş rolü oynayan karakter oluyor.
Anne olan ev hanımlarına ayrı bir paragraf ayırıyorum ve birazcık analarımızın üzerine gidiyorum. Nedir bu radyasyon takıntısı sizdeki ? Gören de evde nükleer santral var sanacak. Çocuklar seyreltilmiş uranyumu elinde topak yapmış halının altındaki sümüklerin yanına sürüyor. İlk başlarda televizyon bu RADYASYON EV HANIM'larının en büyük düşmanı idi. Aralarında yıllarca bir savaş sürdü. Yıllar içinde japon bilimadamlarının teknik desteğini yanına alan ev hanımları filtreler gibi, radyasyon çeken magmatik taş gibi çeşitli çareler ürettiler. Ama ev ahalisi LCD teknolojisinin çıkması ile "bak bunlar radyasyon yaymıyor, telaş yapmaya gerek yok" deyip televizyon ile olan savaşta ateşkes imzaladılar. Ama yaygınlaşan adsl kullanımı ve laptoplar yüzünden ev içinde kullanılan kablosuz modemler ve cep telefonları yeni düşmanları oldular. İzlediğiniz dizilerin yeni bölümlerini, yeni çıkan filmleri veya çıkan son albümleri gece indirsin diye açık bıraktığınız (porno indirenleriniz de var ama onları burada rencide etmeyeceğim, konumuz ev hanımları, onların mastürbatör çocukları değil.) bilgisayarlarını kapatan, "modemden radyasyon yayılıyor bütün gece uyuyamıyorum" veya "bilgisayardan çok ses çıkıyor" gibi türlü basit bahaneler ile onlara yapılan bu SOYKIRIMI lanetliyorum. Cep telefonları hakkında ürettikleri diğer saçma sapan, akla hayale ve ceplere sığmayan bahanelerinden bahsetmiyorum bile çünkü haklılık payı var (hepimizin içinde bir ev hanımı var hissiyatı).
Radyasyondan koşarak kaçıracaksınız bu gidişle insanları.


ibret olsun diye bazılarınızı burada TEŞHİR ediyorum

Malumunuz zaten bütün kesim şu yukarıdaki vecize yüzünden yılbaşının o son saniyelerinde bir cinsel aktivite de bulunayım da sene boyunca boş boş dolaşmayayım, abazan takılmayayım korkusunun cümleleştirilmiş, epikleştirilmiş halidir. Şimdiden başladı yılbaşı planları, şunu sarhoş etsek şunu böyle yapsak gibi hayin ve hin planların kol gezdiği genç kızlarımızın ar damarlarına enjekte olmak istiyorlar. Şimdi suçu erkeklerde aramayalım, bayanlarda bu konuda az değiller. Onunkisi damarlı ve kocaman düd konuşmalarınız kulağıma gelmedi sanmayın. Yeni yıla bu tarz kelepçeli partiler yerine, evimin salonunda koltuğumda bir elimde sıcak şarabım diğer elimde kitabımla beraber gireceğim. Her yılbaşında yaptığım gibi kırmızı donumuda giyeceğim elbette.

Bazen uyumadan önce aklıma öyle şeyler geliyor ki, hani bu düşüncelerimi bir yerlerde paylaşabilsem belki şu an hepiniz havada giden araçlara biniyor olucaktınız. Veya ben çok zengin olup ay'a filan yerleşecektim. Amma velakin sabah kalktığımda hepsi atmosfere dağılmış oluyor, paylaştığım tek şey yastığa veya çarşafa akan sıvılar oluyor (evet, çıplak yatıyorum. Ne seksi değil mi ?). Uyumadan önce hayatı bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçirecek medya oynatıcıları gelsin, bitmeden sızıp uyuyalım karşısında. Bütün o müthiş fikirler yanlış kafa da toplanıyor, ne zaman sabah ereksiyonu olsam içimi bir hüzün kaplıyor bu yüzden.




Ayaklarımızın altında çiğnenir dururlar, yeri gelir o kokan ayaklarınızı koklarlar, yeri gelir döktüğünüz kırıntılar ile beslenirler. Zor bir yaşam sürerler ama sanmayın ki kendilerini savunmak için birşey yapmadıklarını. Çok usta ellerden çıkan bu halılar üstlerinde motifleri ve işlemeleri ile kurbanlarını transa sokup, onları sarmalayıp sindirebiliyorlar. Kültürümüzde halının önemi büyüktür, özellikle kadın kaçırma eylemlerinde mesela saray'dan kız kaçırma adlı meşhur eylemde kullanılmıştır. Hatta aranızdaki genç jenerasyonların hatırlaması için Mavi Boncuk filminde kaçırma sahnesinde de halı kullanılmıştır. Acayip halüsinasyonlara neden olmakta bunların motifleri, hani bunu dokuyan çocuk kör oldu espirisi sanırsam gerçek olmalı. Çocuk girdiği halüsinasyonun etkisinden çıkmayıp gözlerini oymuş olabilir pekala. Ne zaman misafirliğe gitsem ve gözlerim halıya doğru kaysa, bende kayıyorum aynen. Hele ki o halı üstünde oyuncaklar ile yaşam alanı kurup oynamak, çizgilerin üzerinden arabaları seyir ettirmek filan. Halı hakkında bir sürü şey sayabilirim, halı üzerinde yapılan eylemlere dair bir sürü deneyimim var. Halı yüzünden 3. derece yanıklarım var vücudumda düşünün artık ne kadar çok zaman geçirdim üstünde bu meretin.

İşte halı denilince aklıma ilk çağrışım yapan iki isim;

David Beckham'ın amerikadaki mutsuzluğu yüzünden italyanın milan kulübüne kiralık olarak gitmesini benim gibi futbol ve magazin gündemini takip etmeyi pek sevmeyen bir insanın bilmesi bu adamların ne kadar global markalar olduğunu gözler önüne sere serpe sermekte. Kendisi Victoria'nın tüm çabasına rağmen David ile röportaj yapmıştır, belki Beckham'ın gömleklerinden birini bile giymiş olabilir. İtalyan güzeller diyince de Ilaria D'Amico ismi son zamanlarda kulağıma fısıldanan isimlerden biridir. Kendisi şahanemi şahanedir ve ciddi düşünüyorum. Televizyonda italyan kanallarında sık zaman geçirmemin nedenidir. Mi piace il suo troppo hatta ve hatta voglio sposare con lei e fare quattro bambini.

Bilmem hatırlar mısınız , eskiden (hala bahsedeceğim davranış devam ediyor olabilir bu arada) televizyonlarda yarışma programlarında hediye olarak insanlara tatil verirlerdi.Büyük hediye olarak başka ülkelere yollarlardı.Ödül olduğu içinde sevinirdi tabi yarışmacılar saçma sapan bir şekilde.Yani adam seni Irak'a yollasa yine sevineceksin çünkü beleş bir tatil kazanmışsın sonuçta , gidip görüceksin orayı yani orada savaş mı , açlık mı var hiçbir şey seni ırgalamıyor.Sen o tatili hak etmişsindir çünkü.Hoş ben de kazansam bende sorgusuz sualsiz atlar uçağa giderim.Bir de bu tatil mevzusu çoğu insan için yeni umut kapısıdır.Çünkü tatil = seks.Yani bir insan tatile çıktı mı seks yapmaya gidiyordur.Rusya'ya, Çek Cumhuriyeti'ne, her nereye olursa olsun amaç uçkuru rahatlatmaktır.Nasılsa olduğun yerde sevişemiyorsun , çünkü Türk kızları vermiyorlar.Çareyi yurdun dışındaki gavur pıtılarında arıyorsun.Seksin bu ülke de bu kadar çok bastırılması , bu kadar çok "e, e ; kaka" gözükmesinden dolayı zaten sapkın bireylerimiz var.Tecavüzün , tacizin bu kadar çok olması bu sebebten ötürüdür.Ukranya'ya fuhuş için gidenlere tur rehberinin verdiği akılları hatırlatmak isterim.Seksten korkmayın , çekinmeyin.Sevişin gitsin.Bir ikiz yatak yeter.

Müritler


 

Bu adreste yazılan bütün yazılar yazan kişiye aittir.Çalan, izintisiz alıntı yapan hakkında işlemler yapılacaktır.Yapıcaksan da haber ver.
Sayfanın bu kısmını okuduğuna inanamıyorum, git daha makul işler ile ilgilen.